Türklerin Anadolu’ya Gelişi 2

Büyük Selçuklu Devletini, Anadolu Selçuklu, Osmanlı ve Anadolu Beyliklerini kuranlar, Türklerin Oğuz Boylarıdır. Orta Asya’dan 10. yüzyılın sonlarında 11. yüzyılın başlarında batıya doğru göç eden Oğuzları Bozoklar ve Üçoklar diye ikiye ayrılmışlardı. Bu iki kolda 24 Oğuz Boyunu oluştururlar. 24 Oğuz Boyu, Anadolu’da bugün yaşayan Türklerin atalarıdırlar.

Oğuzlar, Tuğrul Bey ve Çağrı Bey önderliğinde Selçuklu Devleti’ni kurdular. 1040 tarihinde Dandanakan Savaşı’nda Gazne hükümdarı Gazneli Mesud’u büyük bir bozguna uğrattılar. Büyük Selçuklu Devleti bu zafer sonucunda gücünü göstermiş oldu. Batıya doğru yayılarak büyüyen Selçuklular, İran’ı tamamen aldılar. Tuğrul Bey’in 1063’te ölmesi üzerine yerine önce Süleyman ardından da Alparslan geçti. Sultan olan Alparslan Anadolu’nun doğusuna kadar gelmiş, değişik zamanlarda Anadolu içlerine ordular göndermişti. Orta Asya’dan akıp gelen insan selini durdurmak elbetteki mümkün değildi. Türklerin gittikleri yerlerde adaletli bir yönetim göstermeleri o çağlarda zulüm altında inleyen halklar için bir kurtuluş yolu da olmuştur. 

                                Tuğrul Bey                                      Selçuk Bey

Müslüman Türkler, Malazgirt Savaşı’ndan önce de Anadolu’ya girerek akınlar yaptılar. Malazgirt Savaşı ile Anadolu’nun kapıları Türklere açılmış oldu. Bizanslılar, Türklerin bu ilerleyişini durdurmak amacı ile çok büyük bir askeri kuvvet hazırladılar. Amaçları Türkleri yenmek ve Anadolu’ya girmelerini engellemekti. Bizans İmparatoru Romen Diyojen ordusunun başında doğuya ilerledi. Alparslan’la Malazgirt Ovası’nda karşılaştılar. Alparslan’ın ordusu, Bizans ordusunun yarısından az idi. İki ordunun yaptığı savaş çok sürmedi. Türk kuvvetleri Bizans ordusunu kısa sürede dağıttılar. Yalnızca savaşı değil, Anadolu’yu da Türkler kazanmış oluyordu. Bu savaştan sonra Türkler boylar halinde Anadolu’yu fethetmeye başladılar.
Malazgirt Savaşı’nı kaybeden Romen Diyojen’in (1067–1071) yerine Bizans tahtına geçen Mihail Dukas (1071–1078), kumandanlarından Ursel’in kendisini imparator olarak tanımaması üzerine Türklerden yardım istedi. Türkler bu fırsattan istifade ile Paplagonia (Kastamonu Civarı), Bitinya (Batı Karadeniz), Firigya (İç Anadolu) şehirlerini istilaya başladılar. 1072–1073 senelerinde, Artuk Bey komutasındaki bir Selçuklu ordusu, 100 bin kişilik bir kuvvetle, Sapanca Gölü civarında İstanbul’u almaya çalışan asi Ursel’i bozguna uğrattı. 

Malazgirt Savaşı’ndan temsili görüntü

 

Alparslan’ın ölümünden sonra Sultan olan Melik Şah (1055–1092), Kutalmış Oğlu Süleyman’a Kızılırmak ile İstanbul Boğazı arasındaki topraklara yarım milyon (Yüz bin çadır) Türk halkını yerleştirmeyi buyurdu 3. Süleyman Şah, Büyük Selçuklu Sultanı Melik Şah’tan fethedeceği ülkelerin emirlik fermanını almıştı. Süleyman Şah, 1074 tarihinden itibaren Anadolu topraklarını fethe başladı. 120 bin kişilik bir kuvvetle Anadolu’ya girdi. İznik’te Anadolu Selçuklu Devleti’ni kurdu.

Kastamonu ve civarına yerleşen Türklerin batıya ilerleme noktaları için üç yol vardı. Biri, Karadeniz Ereğlisi üzerinden, ikincisi, aşılması zor bataklık bir arazı olan Düzce-Adapazarı ovası üzerinden, üçüncüsü de, Gerede-Çağa-Bolu-Mudurnu-Geyve üzerindendir . 4

Batıya uzanan yol üzerinde yer alması nedeniyle Gerede ve Çağa Türkler tarafından hemen fethedildi. Gerede ve Çağa Oğuz Türkler’ince iskân edilen ve Türkleşen merkezlerden biri oldu. Gerede’de Kayı, Kınık ve Afşar Türkleri ufak birer beylik kurdular. Malazgirt Savaşı’ndan sonra Anadolu içlerine sürekli akınlar yapılıyor ve şehirler fethediliyordu. Türk birliklerinden biri de Gerede-Çağa yolu ile Bolu’ya gelmiş, Bolu’nun Bizans valisi Zavkum’un koruduğu kaleyi kuşatmıştı. Bolu’yu kuşatan bu ilk kuvvetlerin başında, Horasan’dan gelen ve bugün Aslahattin Camisinde defnedilmiş olan Aslahattin vardı. 5

Alparslan Heykeli

1077 yılında Kutalmış oğlu Süleyman, Anadolu Selçuklu Devleti’ni kurduktan sonra Gerede ve Çağa Anadolu Selçuklu Devleti’nin himayesinde bulunuyordu. Türkler bir ara Bolu’yu da aldılar. Fakat Haçlı Savaşları (1096–1099) yapılırken Bitinya Bölgesi’ni Anadolu Selçukluları kaybedince, Bolu toprakları da Bizans’ın eline düştü. 6 Gerede ve Çağa Türklerin elinde kaldı. Gerede, Anadolu Selçuklu Devleti’ni oluşturan 21 eyaletten biri idi.

Türklerin Anadolu’da izledikleri göç yolları

Uzun yıllar Kuzey Anadolu’nun ve İç Anadolu’nun batısı Türk Bizans savaşlarına sahne oldu. Bolu-Eskişehir-Kütahya hattı her iki taraf için sınır durumundaydı. II. Kılıç Arslan zamanında 1176’da Selçuklu ve Bizans orduları Miryekefalon’da karşılaştı. Selçuklular Miryekefalon Savaşı’nı kazandılar. Bu tarihlerde Selçuklular, Bolu Kalesi’ni kuşattılar. I. Manuel, Bolu’yu kuşatan Türk ordusunu dağıttı ve Bolu’yu kurtardı.  

1071’den sonra Anadolu’nun ilk akınlarla Türkleşmesi sırasında Çağa ve Gerede’de fethedildi. Çağa ve civarını fetheden kişi ise Çaka Bey idi.

ÇAKA BEY (Çakan Bey – Çağa Bey Ölümü 1095) 7

Çaka Bey

Çağa ve civarının fatihi Çaka Bey’dir. Çaka Bey ve askerleri Bizanslıların elinde bulunan Çağa ve civarını fethetmişlerdir. Bu tarihten sonra Çağa Türkler tarafından iskân edilmiştir. Çaka Bey, Anadolu’nun fethinde büyük yararlılıklar göstermiş olan bir Türk Beyi’dir. Anadolu’da birçok yeri Bizanslıların elinden alarak Türkler’e yeni yerleşim alanları açmıştır. Anadolu’yu Türkleştirenlerin başında gelen bir Türk kahramanıdır. Çağa ve civarı onun zamanında ve onun tarafından Bizanslılar’dan alınmıştır. “Çağa” ismi de Çaka Bey’e izafeten konulmuştur.

Çaka Bey’in hayatını anlatan bir eser günümüze ulaşmamıştır. Onun hayatının bir kısmını Danişmendname’de, bir kısmını Anna Komnene’nin “Alexiad” adlı eserinde, 11. ve 12. yüzyıllarda yaşamış olan Bizans kronikçilerinden olan Zonaras’ın tarihinde buluyoruz.

Çavuldur, Çaka Bey’e Türkler tarafından verilmiş olan isimdir. Türk kaynaklarında Çaka Bey’in ismi Çavuldur Çaka diye geçmektedir. Çaka Bey, Anadoluda’ki ilk yıllarında Danişmend Gazi ve Battal Gazi’nin torunu Turasan ile birlikte savaşmışlardır. Bu nedenle Çaka Bey’in bu yıllarını Danişmend Gazi sayesinde biliyoruz. Danişmendname bu Türk kahramanları hakkında önemli bilgiler verir.

Danişmend Gazi, Malazgirt Savaşı’ndan önce Alparslan’ın hizmetine girer. Alparslan’ın en güvenilir emirleri arasında yeralır. Malazgirt Savaşı’na katılarak zaferin kazanılmasında tavsiyeleriyle manevi bakımdan önemli rol oynar. Malazgirt Savaşı’nı Türkler kazanınca Anadolu’nun kapıları Türklere açılmış olur. Sultan Alparslan savaşa katılan komutanlarından Anadolu’da fetihlerde bulunmalarını ister. Fethedecekleri yerlerin kendilerine “İkta” 8  edileceğini bildirir. Alparslan’ın birçok komutanı Anadolu’nun fethi için savaşırlar.

Danişmendname’de Danişmen Gazi ve arkadaşlarının fetihleri şöyle anlatılır: 

” Danişmend Gazi, Battal Gazi’nin torunu Turasan ile gördükleri bir rüya üzerine 970–971 yıllarında Eyyüb b. Yunus ile Süleyman b. Numan’ı Abbasi halifesinden cihad için izin almak üzere Malatya’dan Bağdat’a gönderirler. Halife, Melik Ahmed (Danişmend Gazi) ile Turasan adına menşur yazdırır. Hazine ve hil’atlerle birlikte Battal Gazi ve Ebu Müslim’in sancağını verip kendilerini gazaya teşvik eder. Onlarda bu izin üzerine Anadolu’da Rumlarla cihada başlarlar. Çavuldur Çaka, Hasan b. Meşıyya, Eyyub b. Yunus. Süleyman b. Numan, Kara Doğan, Kara Tegin gibi beylerinde kendilerine katılmaları ile harabe haline gelmiş olan Sivas Kalesini ele geçirirler. Burayı tamir ederek bir gaza merkezi olarak kullanırlar ve civardaki şehirleri fethederler. “

Eskiçağa’dan bir görünüm

Çavuldur Çaka, Sultan Turasan’ın mahiyetinde bulunuyordu. Turasan, Yirmi bin kişilik bir kuvvetle yanında Çaka Bey, Kara Tona ve Hasan Hoşavendi olduğu halde Kayseri’den İstanbul’a akınlar yaptı. Turasan bu seferde öldü. Daha sonra Danişmend Gazi, Sivas’tan Kuzey-batıya yani Gerede taraflarına sefer yaptı. İşte Çaka Bey, bu seferlerden birisinde Çağa ve civarını Bizanslılar’ın elinden aldı. Çağa ve civarı Türk geleneğine göre hemen Türkler tarafından iskân edildi. 

Çaka Bey, bu seferler sırasında Bizanslılarla yaptığı bir savaş esnasında, Bizanslı komutan Kabalika Aleksandr’a esir düştü. (1078) İmparator Nikephoros Botaneiates’in sarayına gönderildi. İmparator ona birçok hediye ve bazı imtiyazlar verdi. Ona “Protonobillissimos” ünvanı verildi.      

1078–1081 tarihleri arasında Bizans’ta (İstanbul) esir olarak yaşadı. Grekçe’yi ve Bizans adetlerini öğrendi. Bizans İmparatoru Alexsi Komnen zamanında İstanbul’dan kaçtı. İzmir’i fethetti ve beyliğini kurdu. Çaka Bey, Bizans’ı yıkmak için biricik çarenin kuvvetli bir donanmaya sahip olmak gerektiğine inanıyordu. Bu yüzden 40 parça savaş gemisi yaptırdı. Bu gemilerle Ege kıyılarına fetihlere başladı. Urla, Foça, Midilli, Sakız, Sisam ve Rodos’u aldı. Çaka Bey’in kurduğu beylik güçlendi. Selçuklularla akrabalık kurdu. Anadolu Selçuklu Sultanı I. Kılıç Arslan’a kızını verdi. Çaka Bey gün geçtikçe güçleniyordu. Sultan Kılıç Arslan, Bizans İmparatoru Alexsi Komnen’in kışkırtma ve hileleri ile Çaka Bey’in Selçuklu topraklarına saldıracağından korktu. Kılıç Arslan, Kayınbabası Çaka Bey’i yanına davet etti. Ona güzel bir ziyafet verdi. Ziyafet sırasında Çaka Bey’i öldürttü.(1093)

Tarihi Çağa yerleşmesini kuran, bu toprakları Bizanlıların elinden alan kişi işte bu Oğuz Türkü Çaka Bey’dir. 1074 ile 1078 tarihleri arasında Orta ve Kuzeybatı Anadolu’da fetihler yapan Çaka Bey’in, Çağa’yı bu tarihler arasında aldığını biliyoruz. Çağa yerleşmesi, 1074–1078 yılları arasında günümüzden yaklaşık 930 yıl önce Türkler tarafından fethedilmiştir. 1078 tarihinden sonra Bizaslılara esir düşen Çaka Bey, onların elinden 1081 tarihinde kurtulmuş ve İzmir tarafına gitmiştir. Çaka Bey, Danişmend Gazi ve Turasun ile çıktığı seferlerden birinde Çağa ve civarına gelmişlerdir. Buraları Rumların elinden alarak Türk yerleşimine açmışlardır. Bu topraklara yerleşen Oğuzlar, buraların fatihi olan Çaka Bey adını kurulan yerleşim yerine vermişlerdir. 

Çaka Bey, Çağa ve civarını Bizanlılardan aldıktan sonra buralara Türklerin Oğuz Boyları hemen yerleşmişler ve Çağa’yı kurmuşlardır. Türkler Anadolu’da fethettikleri yerlerde sistemli yerleşimler kuruyorlardı. “Şehir düşer düşmez kale üzerinde ezanlar okunur, daha sonra ilk Cuma günü büyük bir törenle camiye çevrilen kilisede namaz kılınıp sultan adına hutbe okunur, bu başarıyı nasip ettiğinden dolayı Allah’a şükür edilirdi. Artık, şehirde kalan ve ilk yerleşen Türk kolonisinin görevi başlardı. Genellikle caminin veya önemli şehirlerde camilerin etrafına medreseler ve mektepler, şehrin fethini temin eden kolonizatör gazi dervişlerin bağlı bulundukları tarikatın tekkesi, hastaneler, kervansaraylar, imaretler, çeşmeler, yollar, köprüler inşa edilir, derhal İslami eğitim ve öğretim başlardı. Bunun yanında sosyal yardım kurumları çalışmalarına devam ederdi. Türkler girdikleri toprağa sulh, sükûn ve mutlak bir asayiş getirirlerdi. Halk asırlardan beri unuttuğu sulh ve sükûna kavuşmanın rahatlığını kısa zamanda duyardı.”  9

Çaka Bey ile buraya gelip yerleşenlerde Türklerin Oğuz boyları idi. Bugün Yeniçağa İlçesi sınırları içinde bulunan köylerin bir kısmı bu Oğuzların torunlarıdırlar. Çaka Bey’den sonra kurulan ve onun adı verilen yerleşim yeri Çaka kısa sürede gelişti ve büyüdü. 


 2 Kaynak: İdris Keleş, Yeniçağa Tarihi 1, Çağa ve Köylerinin Tarihi.

 3 Gerede s.29

 4 Cumhuriyetin 70. yılında Bolu s.12

 5 Cumhuriyetin 50. Yılında Bolu s.3

 6 M.Z. Konrapa, Bolu Tarihi

 7 Kaynak: İdris Keleş, Yeniçağa Tarihi 1, Çağa ve Köylerinin Tarihi.

 8 İkta: İslam devletlerinde, devlete ait tarım arazisinde, işleyenlere devamlı ve sonraki nesillere geçen bir kiracı gibi tasarruf hakkı verilmesi esasına dayanan toprak sistemi. Osmanlıda “Tımar” olarak adlandırılmıştır.

 9 Mehmet Şeker, Fetihlerle Anadolu’nun Türkleşmesi İslamlaşması, s. 137